ikinci tekil şahış
30 Nis 2006
yazdıklarımın arasından yavaş yavaş süzülürken ikinci tekil şahış, biz senden hep o diye bahsettik. bize sarılırken gördük ki -ki bu çoğul ekini o verdi- ne bizim sarıldığımız o‘ydunuz ne de o‘nun sarıldığı bizdik.
biz geceye aşığız diye başlayan bir cümleyi bitiremediğimiz bir gecede fark ettik ki gece daha yeni geliyordu.
elimizde sigara -ki bizim içmek için sebeplerimiz var-, dilimizde ıslak bir şarkının kırık notalarıyla karşılıyorduk geceyi.
damarlara midenden giriş yapan her kırmızı gibi biz de biliyorduk ki bu yazının kaderi tarihinin ilk çağlarında belirmişti -günahları affolsun-.
yüzü dağlara verip şehre sırtını dönmek zor. bizim alışılagelmişliğimize aykırı, belki doğamızda olabilir. şehre sırtını dönmek en az cd yazmak kadar zor. daha fazlasını tanımlayamıyoruz.
sonra orada dinlenilen her şarkıda o geliyordu aklımıza. öyleyse burada bir sorun var demekti. ama buradaki burada, oradaki burada olmaktan çok uzaktı. bir anlam karmaşası gibi söz(l/c)üklere mahal vermeyen.

Yorum yapın