Başlık bulamadım (sıkıntıdan, sıkıntıdan)
23 Nis 2006
İnkar etmenin anlamı yok, hayat pazar günleri daha bi kötü.
İnkar etmenin anlamı yok, hayat pazar günleri daha bi kötü.
seni bırakıp gitmek üzüyor beni. yoksa seni özlemiyorum artık.
içimde eskiden kalma karla karışık sevgi kırıntıları. aslında herşeyin bize öğretildiği gibi değilde -ya da hissettiğimiz gibi- bildiklerimizden çok farklı olarak yaşanılanların “aslolan” olduğunu fütursuzca önüme seriyor.
şimdi bunların farkına varıyor olmak, sigarasız geçirilen onca zamana balta vurmak gibi. işte bu geceyi de diğerlerinden ayıran, umarsızca, zamansızca karşıma [...]
bazı gecelerin saçlarını okşuyoruz.
.adzımınak zuroyışat initenal nıralasaray şümşüd enüg
kanımız ağır geliyor bize. kusuyoruz.
.zunuskoy adnılsa zuroyilib ed zib
aslolan diye birşey yok.
.zuroyımaras ama royulo zımıralkıdlıras
böyle olunca kendimizi yiyoruz. yiyip bitiriyoruz.
seni başkalarına saplayan benim.*
Bu sana yazdığım ilk ve tek hatta sanırım son yazım.
Tom waits tadı var havada gibi bişey demişti thom. Aslında bulamadım nerde dediğini. Belki de pagan demişti bilmiyorum. Ama ben thom’a yoruyorum. Evet bu cümleyi kullanmayı hep istemiştim, hatta ben sarf etmiş olmayı da. Ama bu sıralar Tea Party dinlediğimden olsa gerek benden çıkmadı.
Evet, tom waits [...]
az önce çok gürültü yaptığı için bilgisayarımın içindeki fanlardan birinin damarını kesmek zorunda kaldım. etraf kan revan içinde ama sessiz. her an bende sessizliğe gömülebilirim. korkuyorum.
tüm bilgisayar satıcılarını okuyucularımın karşı karşıya kaldığı bu riskten kurtarmak için bana uygun fiyat vermeleri çağrısında bulunuyorum. mayday mayday.