title denen seyden haz etmiyorum pek
01 Eyl 2006
amerikalı nörolog louann’in kadın ve erkeklerin kelime kullanımı
üzerine yaptığı araştırma, hürriyet gazetesi yazarlarından
kanat atkaya’nın da (konudan bağımsız: kanat atkaya derken
benim kadar zorlanan başkası var mıdır acaba?)
dikkatini çekmiş olacak ki
konuya ilişkin bir yazı da kendisi yazmış
hatta yazısına bir de sözlük eklemiş
demiş ki; “bir kere, hayatınızda günde 20 bin
kelime kullanan biri varsa (kadın veya erkek) aşağıdaki
tavsiyeleri okumanıza gerek bile yok.
ufak bir çanta yapın ve kaçın.”
sözlük ise şöyle birşey;
evet: bunu hiç eksik etmeyin. ne derse desin peşinen
“evet, sen haklısın” diyeceksiniz. ama dinlemeye de çalışın
bu arada söylenenleri. yoksa duruma uyanıp
“ben senin gözünde bir demet maydonuzum,
di mi Sırrı?..” diyebilir.
siz de “evet hayatım” otomatiğine bağladığınız için üzümlü kek gibi
ortada kalabilirsiniz.
bir de kelime zenginliği açısından, zaman zaman
“evet” yerine, “tamam, olur, kesinlikle, bittabi” gibi kelimeler
kullanın
hayır: nükleer enerji gibi birşey.
yerinde ve kontrollü kullanılırsa faydaları olabilir.
“mine’ye o elbise yakışmış mıydı sence?” diye sordu diyelim,
bu noktada “hayır hayatım” diyeceksiniz
kendini kurnaz sanıp “elbisesine bakmadım” gibi cümeleler
kuranlar çıkarsa, 20 bin kelimelik dağarcık bir anda patlayabilir
ve “elbisesine bakmadıysan neresine baktın?” diye başlayan ve
tahminimce 6 bin kelimeden önce de tükenmeyecek bir arıza
çıkabilir.
bakarız: sınırsız öteleme imkanı tanıyan, en güzel ve
en sık başvurduğum kalıp. başına “tabi” ekleyerek
olumlu bir hava da katabilirsiniz.
bunlara ek olarak “seviyorum”, “mutluyum”, “huzurluyum”,
“eline sağlık” gibi tek kelimelik veya küçük cümlelerden
oluşan ve hayatla aslında ilgilendiğinizi belirten cümleleri
sayabiliriz..
tabi, isteyenler barbara cartland romanlarından sekiz
sayfalık bir öpüşme tasvirini ezbere alıp hayatındaki kadına
bunu kafadan okuyabilir ve kadının tüm devrelerini de bozabilir.
tercih sizin.

Yorum yapın