ss_blog_claim=7cd77c0dd9f837e1011e61c94868d2be

Aynalar koridorunda aşk

06 Eyl 2006

insana yetmez

Varoluşçu psikoterapi ekolünden gelen terapistler, anlamsızlık, ölüm, yalnızlık ve seçme özgürlüğünün insanın en temel varoluşsal sorunları olduğunu ifade ediyorlar. Ben ise, bunlara katılmakla birlikte, insanı en çok inciten, ruhunu daraltan temel acının insanın kendisini değersiz hissetmesi olduğu kanaatindeyim. da işte tam burada devreye giriyor. Kişiler kendilerini değerli hissetmek için zamanımızda en çok aşka sığınıyor ve ı bir kurtarıcı olarak görüyorlar. İlginç şekilde, bir kurtarıcı gibi sarınılan , kendisinden bekleneni veremediğinden ve kesinlikle de veremeyeceğinden,
temel bir insanî acıya dönüşüyor. Özellikle terkedilen insanlar, ya da aşklarına karşılık bulamayanlar, veyahut kendilerine kimsenin âşık olmadığına inanan insanlar kendilerini değersiz hissetmeye başlıyorlar.
Bu yüzden, bu kitabın temel vurgularından biri ın insan için bir kurtarıcı olamayacağıdır. Ne insana yetiyor; ne de insan aşka.

insanî bir durum ve iradî bir yaşantı değil. Bir de bakıyorsunuz ki, âşık oluyorsunuz. Kanaatimce, insanın sevilmek ve değerli olmak istediğini, bu yönde büyük bir ihtiyacı olduğunu anlaması için yaratıcı tarafından verilmiş insanî bir yaşantı.

Her düş kırıklığı ile biter.
Burada sanki, âşık olunca insandan beklenen, ın kaldıramayacağı kadar sevilme ve değerli hissetmeye insanın ihtiyacı olduğunu anlaması ve bunun yolunu aramasıdır. Ama eğer aşka varoluşsal bir anlam yüklenirse, insan kendisini mutlak değerli hissetmesini aşka bağlarsa, işte o zaman sadece bir yanılgı ve düş kırıklığıdır.

günlük | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.


@

Yıllık 69,4$'a hosting





Search cisday.org

ss_blog_claim=7cd77c0dd9f837e1011e61c94868d2be ss_blog_claim=7cd77c0dd9f837e1011e61c94868d2be