sana
05 Oca 2007
böyle kapı önlerinde bekleme… pencere kenarlarında, otobüs duraklarında, yol ortalarında, sokak aralarında, çay bahçelerinde, sahil kıyılarında bekleme böyle!..
böyle yalnız, böyle ıssız, böyle karanlık olma… böyle acımasız, böyle duyarsız, böyle şarkısız, şiirsiz, ruhsuz ve umarsız olma.
böyle ırmaklarda tarama saçlarını, böyle…bu şehir sana göre değil biliyorum bu insanlar, bu anneleri çocuklarından ayrı düşüren fabrikalar, bu yaşamak sana göre değil biliyorum.
sana göre değil bu beklemeler, bu yollar, yolculuklar, gün aşırı ekmeğini taştan çıkarmaya çalışan insanların acısını görmezlikten gelerek; mutluluk oyunları oynamaya çalışmak… sana göre değil…bu şehir sana yabancı. bu istasyonlar, otogarlar, minibüs bekleme durakları, insanların gözlerini rehin bıraktıkları vitrinler, bu koca kafalı insanlar, gün boyu insan emeğini, alın terini kurşun yağmuruna tutan bu bankalar sana yabancı.
seni anlayan yok bu şehirde biliyorum.bu yağmurlar, bu fırtınalar, kasırgalar yabancı sana.
bu gülüşler, sahte öpücükler, “merhaba canım”lar sana göre değil…sen bu yeryüzünün kirletilmemiş bir kir çiçeği gibi duruyorsun, kirletilmiş şehrin göbeğinde.
isyanın duvarlarına çarpıp dönüyor şehrin, şehir büsbütün sağır kesiliyor çığlıklarına…
nefesini tutsan; büsbütün sessizliğe bürünecek bu şehir…gözlerini kapatsan; karanlığa, konuşsan çok şey değişecek biliyorum.
kıpırdasan, bir şeyleri alıp şehrin en uzak yerlerine fırlatsan… seni böyle sessiz, ıssız bırakan her şeye küfretsen… böyle kalakalmasan, bir şeyler yapsan… çok şeyler değişecek!..böyle kapı önlerinde bekleme…
umudunu, yasama sevincini, yarınlarını sana bağlayan çocukları böyle oksuz, böyle kimsesiz bırakma…bu şehir aşinadır unutuşlara, intiharlara, ihanetlere…
bu şehir senin duruşlarına yabancıdır! senin kokuna, susuşuna, ellerini göğsüne kenetleyip, gözlerini yoksul semtlerde gezdirmene… sonra gözlerini kapayıp, dünyanın bütün acılarını içine çekişine…
bu şehir terk edilmiş aşkların durağıdır. unutulmuş bütün güzelliklerin…
böyle kapı önlerinde bekleme…
böyle yalnız, öyle issiz, böyle karanlık olma!..
adını sanını hatırlamadığım bir arkadaşıma ait.

Yorum yapın