tehlikenin farkında mıyız?

15 Mar 2007

olağan blog ziyaretlerimi yaparken cemshid‘in sitesinde bu başlıklı yazıyı gördüm. yazıdaki bağlantıları ve verilen adresteki videoyu izledim. hakkında nasıl böyle konuşmaya cürret ettiklerini anlamıyorum. şimdi o hür ve bağımsız bir ülkede yaşıyorsa bunu ’e borçlu.

malesef ki böyle insanlar var bu memlekette. ve yine malesef ki bu insanlar bu memleketin yöneticileri.

belkide bir mim hareketi de bu ülke için gereklidir, bilmiyorum. peki siz tehlikenin farkında mısınız?
sondur.gif

günlük | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

37 yorum yapılmış, “tehlikenin farkında mıyız?”

  1. 01

    [...] ziyaret ettiğimbloglarda dolaşırken konuyla ilgili olarak şu yazıyı gördüm. Yazıdaki bağlantıları takip edince karşıma çıkan yine aynı başlıklı bir [...]

    Sayfanın en üst kısmına git
  2. 02

    Logo çok iyi anlamlar taşıyor.Güzel olmuş!

    DeepSo, 28 Mar 2007 19:58 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  3. 03

    her ne kadar AKP yanlisi olmasamda , demokrasi adina bu yazinizi siddetle kiniyorum . kuvvetle muhtemel , cumhuriyet gazetesi okuru yada provakatorusunuz . tamda onlara gore bir uslub . militanvari soylemler artik bu memlekette tutulmuyor . size tavsiyem bir an once bu yobaz fikirlerinizi cagdas bir ulkeye yakisir sekilde degistirmeniz .

    Murathan, 11 Nis 2007 11:10 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  4. 04

    pek polemik yaratma taraftarı değilim ama nerede militan vari söylemler gördüğünüzü merak ettim.
    işkembeden atıyorsunuz. da tutumuyor. ne cumhuriyet okuyucusuyum ne de provakatör.
    benim tepkim akp’li bir belediye başkanının böyle söyler sarf edebilmesinedir. ki bunu akp’nin geneline yaymakta çok zor değil.
    bu yüzden akp’yi laik cumhuriyet için bir tehlike olarak görüyorum.
    sanıyorum ki siz hala tehlikenin farkında değilsiniz.
    cevabımı vatan gazetesi yazarı zülfü livaneli’nin 16 kasım 2005 tarihli türkiye’de rejimin değişeceği tarih adlı yazısını okumanızı önererek bitireyim ben.

    ELOY, 11 Nis 2007 19:14 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  5. 05

    [...] ELOY | fw:, mim | 1 comment [...]

    Merhaba seydişehir « seydisehirvakit, 17 Nis 2007 08:30 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  6. 06

    Eloy kardeş sana katılıyor ve bütün kalbimle destekliyorum..

    ankara nakliyat, 20 Nis 2007 19:18 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  7. 07

    Ya bırakın bu vatan elden gidiyor ayaklarını. Hiçbiryere gitmiyor, burda işte. Böyle konuşanlar Allah göstermesin yarın bir savaş çıksa yurtdışına ilk kaçanlar içinde olurlar. Savaşan yine Anadolunun bağrından kopan, annesinin elini öpüp, kınasını yakan gençlere olur.

    Tehlikenin farkındamısınız mış? He farkındayız. Tehlike Sizsiniz.?

    Bir avuç azınlık. Statükocu. Düşünüyorum da Ankara Siyasaldan yani Mülkiyeden mezun değilsen devletin önemli kademelerine yükselemiyorsun niye??? çünkü onlardan değilsin.

    Namaz kılmak, camiye gitmek, oruç tutmak neden batıyor anlamıyorum. Ama düşünmüyorlarki bu vatanı kurtaran kutsal birliktir. Dindir. Yoksa kim takar toprağı. Gider avrupada oturur. Laiklik falan sakız gibi. Çiğnedikçe tadı kaçıyor. Şimdi ben Cumhurbaşkanı olsam Cuma namazına gidemeyecekmiyim. Kim engelliyor LAİKLİK. Ya laiklik nedir ki? Din mi?. gider başkanlığımıda yaparım, Allah olan sorumluluklarımı da yaparım. Ha başkanlığın bahçesinde kılmam giderim camiye. Orası da kamusal alan değil değil mi?

    Levye, 30 Nis 2007 14:43 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  8. 08

    Levye kardesim tamamen seninle hem fikirim.Eloy zihniyetindeki insanlar,Mustafa Kemal Atatürk’ün Annesi ve hanımı şu zamanda yaşasa çağdaşlık diye annesinin çarşafını hanımının da zorla başını açarlar.Bunlar kemalizm adı altında inönizmi halka yutturuyorlar.Mustafa Kemal Atatürk’ün tesettürlü hanımı ile çankaya köşkünde çekilmiş fotoğrafları var.

    Bu fotoğraflarıda piyasadan kaldırsaydınız ya :)

    Mustafa Kemal Atatürk’ün nutkunu iyi okuyun,sayın eloy

    Murathan, 01 May 2007 08:52 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  9. 09

    kardeşim, bu eloy gibi adamlar yüzünden dini özgürlüklerimiz kısıtlanıyor bu ülkede. misal ben tapınağa gidecektim geçen gün, kapıda dikildi bu, içeriye almadı. tanrıçaya ulaşmama engel oldu.
    domuz bağı yapacaktım misal, eloy engel oldu, din din diye cemaate katılıp rant kazanacaktım bi baktım yine eloy, vay vay.

    sayın eloy sayın eloy, odin yolu aydınlık dolu, dikkatli okuyunuz. hay allam.

    pagan, 01 May 2007 21:05 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  10. 10

    pagan aklın sıra dalga mı geçiyorsun…çok BASİT sin…

    Murathan, 01 May 2007 21:59 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  11. 11

    basit, güzeldir.

    tara, 01 May 2007 23:17 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  12. 12

    dalga geçiyorum tabii, senin gibi bir model bulmuşum, başka ne deseydim mahmut mu deseydim

    pagan, 01 May 2007 23:55 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  13. 13

    Tara kardeşim,El-Bâsit’tir sizin kastettiğiniz. Elbetteki o anlamda güzeldir.Cân fedadır.

    Murathan, 02 May 2007 08:45 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  14. 14

    gereksizse söndür diyorsun, iyi güzelde aşağıda bir yardım kuluşu tanıtımı yapıyorsun. bu paraların nere gittiğinden eminmisin. Avrupada toplanan 16 milyon euro nun 7 milyonu kullanılmış diye duyumlar geliyor.

    sesebian, 02 May 2007 15:05 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  15. 15

    sesebian,
    afedersin ama bir yardım kuruluşuyla siyasi bir partiyi nasıl kıyaslıyorsun?

    ELOY, 03 May 2007 09:20 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  16. 16

    Bu aralar nedense bloglar arasında bu tür propagandalar aldı başını gidiyor. Ben bir akp yanlısı değilim, bunu baştan belirtmek isterim. Bir blogun en büyük felsefesi yazılarını okumak için ziyaretci almasıdır. Bunu yaparkende tarafsız olmalıdır. Bu blogu sadece senin kafa yapında olan kişiler okumuyor dimi.Benimkisi sadece bir öneri, bunu yapmak veya yapmamak tamamen senin elinde.Hem cumhuriyet elden gidiyor diye yaygarada koparmaya gerek yok.cumhurbaşkanlığı seçimini boykot eden ve okadar insanı sokağa toplayanları gördük. Cumhurbaşkanın halk seçsin dendiğindede buna karşı çıkıyorlar. Bu sana ve senin gibi düşünenlere biraz tuhaf gelmiyormu.Geleyim o yardım kuruluşuna,paraların nere gittiğini bikenara bırakalımda şunu belirtiyim, böyle bir yazıyı yazan kişinin bu desteğide blogunda taşıması bana biraz tezat geldi. sonuçta bu yardımı yapanların tabanı belli dimi. :D

    sesebian, 03 May 2007 10:56 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  17. 17

    sesebian,
    bloglar arası propagandalarla ilgilenmiyorum. akp yanlısı değilim, karşı taraflı da. sonuçta kişisel blogumda akp hükümetini, yandaşlarını desteklemediğimi ve tehlikeli olarak nitelendirdiğimi belirtiyorum. gayet doğal bir tavır.
    benim büyük blog felsefem der ki;
    eloy, hayata dair deneyimlerini ve tecrübelerini, düşüncelerini paylaşır bu blogda. karşıt görüşteki insanlarla da bu konular üzerine konuşabiliriz. yazdıklarım başkalarını desteklemek veya karşı çıkmak için değildir.
    dediğim gibi ben mevcut durumda yapılanları desteklediğimi belirtmedim. tuhaf gelen bir çok şey var.

    yine gelelim o yardım kuruluşuna. dediğin gibi bu bir yardım kuruluşu. yardım etmeye çalışan insanların hangi tabandan olduklarını önemsemiyorum. yukarıda da one.org bannerı dönüyor. farklı milletteniz diye açlıktan ölenleri veya savaşta ölenleri önemsememek gibi bu dediğin.

    ELOY, 03 May 2007 12:39 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  18. 18

    tehlike gün gibi ortada. akp %35 oyla meclisin %63′üne hakim olunca bunun adı demokrasi olurken, türkiye laiktir laik kalacak diye bağırınca bunun adı darbe çığırtkanlığı oluyor. çok ilginç.

    bu tamamen bir soğuk savaş taktiği. güçlü bir türkiye cumhuriyeti var ve varlığını sürdürecek. buna engel olmak isteniyor. bu yüzden polemik yapıyorlar.

    bizler, beyinleri örümcek bağlamamış insanlar olarak bıkmadan usanmadan bu uğurda çene yormalı ve faaliyet göstermeliyiz. şeriat yanlıları bu ülkede asla tek ses olmamalı.

    ha bu arada yarın öbürgün olur da biri bana sevgilimle bir otele gittiğimde evlilik cüzdanı sorarsa ya da kızkardeşime başın niye açık kapasana diye laf atan olursa sopayı kafasına vuran ben olurum ordudan darbeden önce, onu da ifade edeyim.

    Osman S Börütecene, 09 May 2007 14:49 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  19. 19

    “kızkardeşime başın niye açık kapasana diye laf atan olursa sopayı kafasına vuran ben olurum” bravo sizi tebrik ederim..ne güzel düşünceler bunlar..ne çağdan ne modern düşünceler !!!

    Murathan, 09 May 2007 21:02 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  20. 20

    @Murathan: Peki.

    Ben burada diyorum ki, devletten halka yapılacak baskıya karşıyım. Siz de aynı şeyi söylüyorsunuz. Demek ki belli bir minimumda anlaşıyoruz. Güzel.

    Ama mesela ben şimdi sizinle burada tartışmak yerine şiddete başvurup kavgaya dövüşe meyletsem siz yerinizde kıpırdamadan duracak mısınız? İnanın bana işin içinde bu da var.

    Bugünlerde her fırsatta demokrasi diye bağıran gerici, yobaz sınıfın şiddet yanlısı olduğunun da farkında değil misiniz?

    Hadi ben çağdaş değilim modern değilim, “bu geçiş illa olacak. kanlı mı olacak kansız mı olacak” diyen ben miydim?

    Laik rejime karşı çıkan ve yerine şeriatı getirmek isteyenlerin planları fikirden görüşten ibaret değil. Doksanlı yıllarda Konya’da siyasi islam taraftarı birçok kişinin evlerinden toplanan pompalı tüfekleri lütfen unutmayın.

    Halkımız da oturduğu yerde birilerinin gelip kendilerini zincire vurmasına seyirci kalacak değil.

    Osman S Börütecene, 09 May 2007 21:31 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  21. 21

    @osman,

    atacağın sopalarla alakalı bir iki anlamadığım nokta var.

    “başını kapat” diyenlere atacağın dayağı, neden “başını aç” diyenlerden esirgiyorsun? beyinleri örümcek bağlamamış sizlerin -madem bir hak ve hürriyet konusu var- bu konuda da bıkmadan usanmadan çene yorması ve faaliyet göstermesi gerekmez mi? bu birincisi idi.

    diğeri ise otellerde evlilik cüzdanı uygulaması ile ilgili, bu uygulama zaten var, ve çoktandır var. yeni gelmiş veya gelecek birşey değil. bunu neden yorumuna iliştirdin, onu merak ediyorum.

    nahnu, 10 May 2007 13:01 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  22. 22

    otellerde evlilik cüzdanı uygulaması 90′lı yıllarda AB’ye uyum çalışmaları çerçevesinde kaldırılmıştı. ancak akp iktidarı zina ile ilgili yasaları yeniden gündeme getirdi. akp milletvekilleri içinde birden fazla karısı olan ve tabii ki sadece bir tanesi ile resmi nikahı olabilenler durumdan rahatsız oldukları için ortalık karıştı. evlilik cüzdanı uygulaması böyle karman çorman bir durumda. normalde olmaması gereken bir uygulama. iki kişinin evli olmadan sevişmesi konusu medeni kanunla belirlenmemeli.

    “başını aç” meselesine gelince, bu konuda elimden birşey gelmiyor. görüş belirtiyorum:

    başı kapalı olanlara baskı yapılmasına karşıyım. başörtülü kadınlar bu halleriyle üniversitede derse girebilmeli, meclis kürsüsünde konuşabilmeli falan filan.

    ama başörtüsü ve türban birbirinden farklı. başörtüsü bir kıyafet unsuru. türban ise sembolik bir giysi. siyasi bir anlamı var. çoğu türbanlının tek amacı saçlarını kapamak değil. öyle olsa başörtüsü takarlardı. yani bu kadar tepki durupdururken doğmuyor.

    Osman S Börütecene, 10 May 2007 13:31 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  23. 23

    bir ek: zina yasası ve evlilik cüzdanı sorulması konusuna dair aşağıda bazı bilgiler ve görüşler içeren bir forum sayfası var:

    http://www.turkhukuksitesi.com.....amp;page=2

    yine aynı konuda baro birliğinin web sitesine ait aşağıdaki iki sayfanın ikinci yarılarında konuyla ilgili basından derlemeler, yorumlar, görüşler ve haberler var. bu konularda içgörü kazanmak için faydalı olabilir.

    http://www.barobirlik.org.tr/c...../09/02.htm
    http://www.barobirlik.org.tr/c...../09/03.htm

    Osman S Börütecene, 10 May 2007 13:37 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  24. 24

    Öncelikle;

    Gecikmiş Bir Yazı: 14 Nisan Cumhuriyet Mitingi

    ve

    Oradaydım… Oradaydık… Ve Hep Orada Olacağız!

    Ardından nahnu‘ya sormak isterim:

    Kafasına Coneheads gibi türbanı takıp da, üstüne tüm vücut hatlarını ve içine giydiği çamaşırları açıkça belli eden daracık kıyafetler (ben hiçbir zaman o kadar dar ya da strech giymedim, çirkin duracağından değil, edebimden!) giyip de piyasaya çıkan kadınların “sadece dinlerinin gereği olarak kapandıklarını” nasıl söyleyebiliyor? Üniversitelerdeki türbanlı öğrencilerin büyük bir kısmı böyle giyiniyor!

    İslam’da örtünmenin amacı nedir? Benim bildiğim kadarıyla, edep yerlerini gizlemek, mahrem kısımlarını kapatmak ve olabildiğince dikkat çekici olmamak! Kafası türbanlı, tamamen kapalı ama daracık, tüm kadınsı hatları ortaya çıkaran kıyafetlerle gezenlerin dinle, inançla ne alakası olabilir? Ve bunlar çoğunluğu oluşturuyorlar!

    Bütün bunlardan sonra, türbanın “siyasi sembol” olarak kullanılmadığına beni kimse inandıramaz!

    Goddess Artemis, 10 May 2007 14:26 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  25. 25

    en başta çok merak ediyorsan o soruyu bana değil “moda eleştirmenliğine soyunduğun” ve “öyle giyindikleri için seni sinirden küplere bindirenlere” soracaksın. tabi onlar daha önce davranıp sana sormazsa: sen kimsin ve kendini ne zannediyorsun? diye.

    bu “tüm vücut hatlarını ve içine giydiği çamaşırları açıkça belli eden daracık kıyafetler” giyen çoğunluk seni neden bu kadar ürkütüyor onu anlamadım. zira onların anladığı müslümanlık buysa, onların anladığı şeriatın da, senin gibi cumhurbaşkanlığı konusundaki görüşünü “mümkünse benim dinimden olan yani Türk Protestan” diyerek açıklayan birisini korkutmaması lazım.

    ancak unutmayalım bireysel hak ve özgürlükler, ve demokrasi, herkes için lazım. müslüman mahallesinde -bal gibi- salyangoz satacaklarada.

    nahnu, 10 May 2007 15:42 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  26. 26

    ek:

    Bu kadınlar eğer gerçekten inançlılarsa, neden inançlarının gereğini tam olarak yerine getirmiyorlar? Neden yüzlerinde okkayla makyaj var? Neden elleri/ayakları manikür/pedikürlü? “Bunları yapmasınlar!” demiyorum, tabii ki yapsınlar, ama İslam’ın izin verdiği ve yolunu yordamını gösterdiği şekilde yapsınlar! Hani ojenin üstünden alınan abdest mekruhtu? İslam’ın emir ve gereklerini çağa mı uyduruyorlar? Onlar kim oluyorlar da, ne hadlerine düşüyor da, kafalarına göre yorumlayıp, ona göre davranıyorlar?

    Goddess Artemis, 10 May 2007 18:37 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  27. 27

    Merhaba,

    Günümüz siyasetine ve siyasetçilerine çok güvenemem ve siyaset hakkında yorum da yapmak istemem normalde. Fakat konunun özgürlükler alanına da sıçramış olduğunu görüyorum ve herkesin görüşüne saygımın olduğunu belirtip ben de izninizle birkaç şey söylemek istiyorum.

    Öncelikle şunu belirteyim, çok renkli bir memlekette yaşıyoruz; hem iklim ve coğrafya olarak hem de insanların düşünceleri açısından çok renkli bir yer Türkiye. Bizi şimdiye kadar bir arada tutan ve ilelebet bir arada yaşamamızı sağlayacak olan ortak kültürümüz, değerlerimiz var. Bunlar dışında vatandaşlarımızla çok farklı düşünebiliyor ve yaşayabiliyoruz; uyumlu bir şekilde. Bu yüzden çok mutluyum gerçekten. Farklılıklarımız, zenginliklerimizdir bence ve bizim dışımızdaki insanların düşüncelerine ve yaşam biçimlerine saygılı bir şekilde aynı ortamda yaşamamız çok iyi bir kazanımdır.

    Olayı din ve inançlar boyutunda ele alacak olursak, laiklik ilkesi devletin inançlara eşit mesafede olmasını ve insanların din ve inanç özgürlüğüne sahip olmalarını teminat altına alıyor. Ben de özgürlüklerden yanayım; eğer insanların düşüncelerine ve inançlarına saygılıysak hangi düşüncede/dinde olursa olsunlar özgürlükleri savunmalıyız. Din, vicdan, inanç özgürlüğünü savunuyorsak inancını yaşamak isteyen insanlar kim olursa olsun buna saygı duymalıyız.

    Başörtüsü konusunda da toplumumuzun büyük çoğunluğunun özgürlükten yana olduğunu düşünüyorum, hatta etrafımıza baktığımızda baş örtülü olsun/olmasın insanlarla birlikte sorunsuz yaşıyoruz; halk olarak bir sorunumuz genel olarak yok yani bu konuda.

    Fakat şu an için örnek olarak üniversitelerimize öğrenciler baş örtüleriyle giremiyorlar. “Siyasi sembol olduğu için yasak!” şeklinde bir savunma pek mantıklı değil bana göre. Kime ve neye göre belirlenecek siyasi sembol? Belli bir siyasi partinin sembolü olduğunu söyleyebilir miyiz türbanın, yani tüzüğünde bu şekilde bir sembol yer alan parti var mı? Eğer yoksa ve X partisindeki bayanlar genelde bu şekilde takıyorlar baş örtüsünü, o yüzden siyasi sembolü çağrıştırıyor diyorsak birçok siyasi sembol daha ortaya atabiliriz o zaman aynı mantıktan.

    Diyelim ki, saçlarını Y partisi genel başkanının saçlarının stilinde kestiren insanlar siyasi sembol taşımış olurlar. Z partisindeki il başkanları ayakkabıda C markasını kullanıyorlarsa C marka ayakkabı giyen diğer insanların da siyasi sembol taşıdığını iddia edebiliriz. Aynı mantığı kullanarak bu şekilde dolu siyasi sembol üretiriz ve özgür olması gereken üniversitelere kimse giremez; ya da bizim belirttiğimiz (dayattığımız) şekle uyabilen az sayıda insan girebilir.

    Ve şunu da düşünmek gerek; başka birinin dış görünüşünü bizim fikirlerimize göre şekillendirme hakkını bize kim veriyor? Eğer baş örtüsünü belli bir şekilde takmanın siyasi sembol anlamına geldiği savunuluyorsa, o şekil açıkça yasalarda belirtilsin o halde. Ve baş örtüsü takmak isteyenler açıkça belirtilmiş olan siyasi sembol olmayacak şekilde taksınlar örtülerini, mantıklı değil mi?

    Kaldı ki, ben şu ana kadar baş örtüsü takarak üniversiteye girmek isteyen arkadaşların bir siyasi parti ya da oluşumun simgesi olarak baş örtüsü taktıklarına şahit olmadım. Belki gerçekten o şekilde insanlar vardır bilmiyorum, öyle bir azınlık olsa bile diğer insanların özgürlüklerini onlar yüzünden kısıtlamak ne kadar mantıklı, ve özgürlükleri kısıtlayarak elimize ne geçer? Böyle bir konu hakkında genelleme yapıp baş örtüsü takanlar siyasi sembol olarak kullanıyor deyip geçmeden önce zorla baş örtüsü çıkarılan, baş örtüsüyle üniversitelere alınmayan insanlara hallerini, düşüncelerini bir sormamız gerekmiyor mu? İnsanlar inançları, özgürlükleri kısıtlanıyor diye ağlar, psikolojik sorunlar yaşarlar; siyasi sembol taşıdıkları için değil…

    Bu ve benzeri sorunların siyasetle değil toplumsal mutabakatla çözüleceğine inanıyorum. Yani, birbirimize karşı tahammülümüz, sevgimiz, hoşgörümüz ne kadar artarsa, birbirimize korkuyla değil daha çok sevgiyle bakabilirsek, birbirimize her zaman olduğundan daha sıkı sarılabilirsek; birçok konuda daha rahat toplumsal mutabakat sağlayabiliriz. Ve sorunlar kolay bir şekilde çözülür, sonra..

    Sayın Goddess Artemis, “Bu kadınlar eğer gerçekten inançlılarsa, neden inançlarının gereğini tam olarak yerine getirmiyorlar?” demişsiniz; fikrinize saygı duyuyorum.

    Fakat şunu bilmek gerek, dinler (ve özelde islam) kurallar bütünüdür ve tanrıyla kişi arasındadır. İnsan özgürdür, mensubu olduğu dinin kurallarından istediklerine uyar istediklerine uymaz, buna kimse karışamaz. Eğer bağlı olduğu dinin kurallarının bir kısmını ihlal ediyorsa bu bizi ilgilendirmez, onu ilgilendirir. (Tabi yakın bir arkadaşımızsa aramızdaki samimiyete bağlı olarak arkadaşımızı uyarabilir, öneride bulunabiliriz.) Müslüman olup da oruç tutan ama namaz kılmayan birini sorgulama hakkımız yok diyelim ki; bu, o kişinin sorumluluğundadır. Verdiğiniz örnekten yola çıkarak genelleme yapmak bizi doğru sonuca götürmez hiçbir zaman.

    Yani, belli ortak yanı olan insanlardan bir kısmının bize göre ya da başka bir kritere göre hata yapmış olması belli ortak yanı olan diğer insanları bağlamaz ve diğer insanları suçlama ve sorgulama hakkını bize vermez. Örnek olarak, X isimli futbol takımını tutan biri adam öldürmüşse, X futbol takımını tutanlar katildir diyebilir misiniz? Veya örneğin İtalyan biri “Hain Türkler” demişse, tüm İtalyanları düşman mı ilan edersiniz? Her insanın ayrı ayrı değeri vardır, ve her insanın özgürlükleri vardır, bir insanı değerlendirirken genelleme yapmak, sahip olduğu inançlara göre değerlendirmek pek özgürce yaklaşım değil bence.

    Ve genellemelerimiz sadece bizi bağlar, öyle olması gerekir. Bu şekilde genellemeler yapıp insanları suçlu ilan etmeye başlarsak, dünyada kendimizden başka kimse kalmaz konuşup bir şeyler paylaşacak; sonuçta kimseyle tamamen aynı düşünmüyoruz. Farklıyız hepimiz, farklı düşünüyor, farklı yaşıyoruz; o yüzden değerliyiz, insan olduğumuz için..

    Üniversiteler gibi en özgür olması gereken ortamlarda bile böyle yasakların, kısıtlamaların olması üzücü. Siyaset ve üniversite diyoruz madem; şu an okuduğum okulda bu şekilde siyasi sembol olduğu varsayılan bir şeye yasak deniyor ama bazı arkadaşlar (sayıca az da olsalar) serbestçe siyasi propagandalarını yapıyorlar. Afişler asılıyor, duvarlara yazılar yazılıyor, sloganlar atılıyor kampüs içinde ve herhangi bir engelleme olmuyor. Madem siyaset uzak olacak üniversiteden bu olaylar niye yaşanıyor? Stadyumumuzda tüm tribünü kaplayan “Devrim” yazısı var, silinemediği söylenir. Birkaç gün önce, bir afiş gördüm, o yazıyı yeniliyoruz diyor bir grup öğrenci. Buna nasıl göz yumuluyor anlamak mümkün değil!

    Sahi, devrim ne demek? Güzelleştirmek, iyileştirmek vs. mi demek; yoksa varolan rejimi yıkıp yerine başka bir sistem getirmek mi demek? İkincisiyse doğru cevap, bu bir tehlike değil mi ve yasalara aykırı değil mi? Evet, aslında özgürlükler olmalı, ama üniversiteler özgür bilim yuvası olmalı, siyaset değil.. Bilimin ve insanların özgür olduğu ortamlarda ülkeler kalkınır; bizim üniversitelerimizin ise durumu ortada, dünyada en önlerde gelen (ilk 100, 500) hangi üniversitemiz var?

    Yorumumu buraya kadar okuyabilen var mı bilmiyorum, daha fazla uzatmayayım, umuyorum ki demek istediğimi anlatabilmişimdir. En başta da belirttiğim gibi ülkemiz çok renkli bir ülke, sahip olduğumuz temel değerler sayesinde şu zamana kadar birçok zorluğu atlatmışız. Kurtuluş savaşı, siyasal krizler, ekonomik krizler vs. Bazen ayrışmalar olsa da sonunda hep biraraya gelmişiz, omuz omuza mücadele etmişiz, hangi görüşten, inançtan olursak olalım. Bundan sonra da böyle olacak, bundan eminim.

    Bazen, bir kısmımız ülkeyi yönetenlerin yanlış yaptığını düşüneceğiz; sonra anayasal sınırlar içinde demokratik haklarımızı kullanacağız, demokratik bir şekilde tepkimizi dile getireceğiz. Eğer bizi dinlemiyor ve yanlış yapmaya devam ediyorlarsa seçimlerde yine demokratik bir şekilde sözümüzü söyleyeceğiz.

    Dediğim gibi, farklılıklarımız zenginliklerimizdir. Zengin bir kültür ve tarihe sahibiz; zenginliklerimizi iyi değerlendirebilirsek şu anki konumumuzdan çok daha farklı bir yerde olabiliriz ülke olarak. Yeter ki özgürlükleri biz ve bizim gibi düşünenler için değil herkes için savunalım, birbirimize daha fazla sarılalım; kutuplaşmayalım, kenetlenelim, birbirimize daha fazla güvenelim. Ben ümitliyim!

    Saygılar, sevgiler.

    Hasan, 12 May 2007 08:51 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  28. 28

    Yazınızı baştan sona kadar okudum . Tamamen hemfikirim . Şu ana kadar yazılmış en güzel yazı . Tebrik ederim sizi .

    Bende ümitliyim !

    Murathan, 12 May 2007 09:40 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  29. 29

    Yanlış anlaşılıyor. Ben yukardaki yazımda insanların inanç özgürlüğüne dair bir kelam etmedim. Sadece samimiyetine inanmadığım bir partiden bahsettim. Eğer inanç özgürlüğünü konuşacaksak bambaşka.
    Hiç bir zaman kimseye neden buna inanıyorsun demedim veya inancından/inançsızlığından dolayı sorgulamadım. Kimsenin de beni sorgulamasını bana bir dayatmada bulunmasını istemiyorum. İsteyen okuluna başörtüsüyle girsin, isteyen pantolonu, eteğiyle.
    Bunlar toplumumuzun yabancı olduğu şeyler değil. Hatta şu an başörtüsüne karşı çıkan kişilerin anneleri yada anneanneleri başörtüsü takıyordur, yadırganacak bir durum değil bu.
    Bence bu inanç özgürlüğünün yolu laiklikten geçiyor. Gerçek manasında insanlara bu özgürlük hakkı verildiğinde toplumda böyle bölünmeler olacağını düşünmüyorum.

    Yukardaki yazıda ise laiklik karşıtı olduğunu düşündüğüm AKP partisi ve yandaşlarıyla alakalı, inanaçla değil.

    ELOY, 12 May 2007 15:50 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  30. 30

    @ Hasan:

    Gerçek bir beyefendi nasıl olur, nasıl yanıt verir“i bazılarına öğretmek için yazmışsınız gibi, içten yanıtınız/yorumunuz için çok teşekkür ederim.

    Goddess Artemis, 12 May 2007 17:00 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  31. 31

    Eloy bey, beni yanlış anladınız sanırım. Ben yazınız hakkında yorum yapmadım zaten, yazıya yapılan (özellikle son) yorumlardan hareketle genel olarak düşüncelerimi belirttim. Yanlış anlaşılmaya sebep olduysam kusura bakmayın.

    Hasan, 12 May 2007 17:01 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  32. Goddess Artemis, 12 May 2007 17:02 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  33. 33

    Hasan Bey, :)
    Siz yanlış anladınız, yanıtım sizin çok daha üstünüzdeki yorumlara.

    ELOY, 12 May 2007 17:04 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  34. 34

    Goddess Artemis, ben de teşekkür ederim. :)
    Sayın Eloy bey :) Tamam anladım sanırım, kafam karıştı biraz. :)

    Hasan, 12 May 2007 17:07 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  35. 35

    Cumhuriyet Gazetesi amma da batıyormuş bazı kesimlere… Daha 1 kere alıp okumadan ahkam kesiliyor. 2 sene önceden tehlikeye dikkat çekildi ve milyonlar sokaklara döküldü.
    Neymiş?
    Cumhuriyet Gazetesi gündemi belirledi! Hem de 2 yıl önce… Yanlışları var mı? Elbette… Ama SATILMAMIŞ bir medya kuruluşu diğerlerinin topuna bedeldir.

    Mustafa Balbay’ın deyişiyle, “Cumhuriyet Gazetesi battı, batıyor ve batmaya devam edecek.”

    Macheta, 16 May 2007 00:00 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  36. 36

    Ak partinin yaptıkları çalışmaları görmemek için kör olmak lazım. Bu memlekete bu kalitede bir başbakan gelmemiştir bunu böyle bilin. Chp ne zaman iktidar olmuş. 1923. Nasıl iktidar olmuş. Seçimlerle mi? Marsta yaşan bir parti. Hala nasıl kepenkleri kapatmadılar hayret.

    kadirizm, 15 Haz 2007 23:23 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git
  37. 37

    öncelikle konu ile ilgili >yorum nasıl yazılır bunu arayınız.
    Deneme ve hicivler yazılmış uzun uzadıya.

    beim yorumum :) :

    Putlara dokunmayın, putlara gülmeyiniz, putlara kusur bulmayınız, putlar hezama haklıdır. Herkes çoğunluğğun iyi diye kabul ettiği putu kabul etmek zorundadır. LÜTFEN buna özen gösterelim ve putlarımıza dokunmayalım…
    çoğu kısmı şu anki duygularımı özetleyen bir makale (tabiki buraya yazmayacağım :) )
    http://www.hurfikirler.com/hur.....p;sid=4085 burdan okuyunuz.
    daha özgür bir türkiye için

    scrsnct, 19 Haz 2007 18:44 tarihinde ~Alıntı
    Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.


@

Yıllık 69,4$'a hosting





Search cisday.org