Blog hayatım
05 Ara 2007
Berke blog hayatımla ilgili mimlemiş beni. Nadir yazan biri olarak (az olan candan olurmuş) mimler bazen beni zorlayabiliyor. Ama racona uyarım ben her zaman.
- Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
- Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
- Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
- Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
- Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim ?
2002′de hafif.org ile başladı blog hayatı. O zamanlar böyle değildi buralar, hep yeşillik hep yeşillik.
Bu blogun çizgisi benim. Genelde deneyimlerim üzerine yazdığım için özel bir çabaya gerek duymuyorum.
Blog yazmak gönül işi, bişeylerden çalıyorsa veya aman hergün yazmalıyım gibi bir kaygı taşıyorsam sanırım blog yazmıyorumdur, en azından bu durum bu blogda geçerli, genel geçer değildir.
Yok bunu hiç bir zaman yaşamadım ama “ahh ulan bunu yazmam gerekirdi” dediğim ve müsait olmadığım durumlar yaşadım.
Burada ne kadar yazarım ya da ben ne kadar yazarım bilmiyorum ama cisday’ı günü geldiğinde kapatacağım ya da devredeceğim gibi bir düşünce hiç geçmedi aklımdan. Muhtemelen daha uzun zaman yazarım.
Bu soruların cevabını merak ettiğim blog yazarı ise Mert.

Yorum yapın