Merhaba asansör insanı
07 Tem 2008
Geçen gün twitter‘a şöyle yazdım;
Asansorde tanimadigim kisiler hakkinda tahmin yurutuyorum, ‘iyi gunler, gunaydin, iyi calismalar’ diyecekler mi :)
Şimdi bunu bir adım öne götürüp inen, binen herkese “merhaba, iyi günler, iyi çalışmalar, günaydın” diyorum. Maksat kendilerini kötü hissetsinler.

26 yorum yapılmış, “Merhaba asansör insanı”
01
Asansöre binen, asansörde karşılaştığınız insanlar hakkında sadece bu tip şeyler düşünüyorsanız; kız arkadaşınız/eşiniz sizi tebrik etmeli! ;o)
02
Bir de bu minik yazıya verdiğiniz başlık, Cem Yılmaz’ın eski Telsim reklamını çağrıştırdı bana: “Merhaba! Merhaba, Ajda Pekkan!” tadında.
03
Aynısını ben de yapıyorum…
04
Anlamsız sessizliklerden bir tanesi de asansörde yaşanır. Hani yanınızdaki bir bayansa ve çıkacağınız iki kat varsa bu iki değil de yirmi iki kat gibi gelir İnsan hareketini kontrol etmeye çalışırken daha bir salaklaşır. :)
05
bir önceki yazı ntv’de başladığınız iş ile ilgiliydi, bu asansör ntv asansörü mü ? dikkat edin bence takip edilen bi blogunuz var kariyer sallantıya gelmesin :))
06
Yok yok, çalışma koşullarına baktım. NTV çalışanları asansördeki insanlara merhaba diyemez diye bir madde yoktu. :)
07
hehe :)) , “Maksat kendilerini kötü hissetsinler.” yazmışsın bunun için söyledim, NTV’nin yöneticileride asansör kullanıyo di mi ?
08
Heee pardon bir bilgi vermem gerek burada. Yeni Medya departmanı NTV’den başka bir binada :)
09
işinizde başarılar, bol muhabbetli asansörler üstad :)
10
şahsen plazanın en son katlarında çalışan bir insan olarak insanların bana merhaba demeleri ya da dememelerini pek önemsemiyorum, sadece 2. kata asansörle çıkanlara kıl oluyorum o kadar.zaten genelde hep kilolu bayanlar iniyor 2.katta.
11
Geçen zamanlarda yaşadım. Ultra geleneksel kapalı bir giyime sahip bir bayan asansörün önünde bekliyordu. Ben de geldim. Asansör geldi.
Baktım kadın kesinlikle binme taraftarı değil. Korkunç bir şekilde bana baktı. Çok şaşırarak iki duyguyu aynı anda yaşadım. Kendimi potansiyel bir tehlike gibi hissettirdiği için kadına öfke duydum. Midem bulandı. Sonra ikinci duygu geldi. Tüm yaşamı boyunca kapalı bir dünyada yaşamıştı. Atatürk’ün aydınlığı o kapılardan girmemişti başka ne bekliyordum? Onun dünyası böyleydi anlamak zorundaydım. “Siz buyrun lütfen” dedim. “Ben beklerim.”
Asansöre bindi ve gitti. Dünyanın en gelişmiş dengeleme ve emniyet sistemlerinden birini kullanan cihaza, dünyanın en vahşı ve en ilkel düşünce sistemiyle, “erkekler düşmandır” bindi ve gitti.
O zaman meselenin “Günaydın” denmesinden daha ciddi olduğunu gördüm. O kadar moralim bozuldu ki yere çöküverdim. Dakikalarca ülkemin geleceğini düşündüm ve ülkemin kadınlarının geleceğini. Sonra asansör boş olarak geri geldi. Kendimi zorlayıp kalktım ve aynadaki adama bakmamaya çalışarak binip çıktım. İyiliğim ve masumiyetimi bir bulut gölgelemiş bu olaydan beri asansör bekleyen bayan varsa, merdivenlerden yürüyorum. Kaç kat olursa olsun. Bedenimin hissedeceği sıkıntı, ruhumun hissedeceğinden daha yeğ geliyor.
12
Sayın Süleyman Sönmez bu olayı sadece kapalı diye nitelendirmeyelim.. Bu olay aslında bir çok Türk kadınında vardır.. Olması gerekir.Çünkü siz iyi biri olabilirsiniz fakat bunu dışarıdan kimse sezemez..Mesela bende o asönsere binerken yanımda bulunan yarı çıplak bir kız ile bir oglanın öpüşürken bir de utanmadan uygunsuz sarılmaları ve ses çıkartmalarını kaldıramam mesela..Bu yüzden benim güzel ülkemde nerelere gidiyor diye sizin gibi düşünür ve diğer kadına hak veririm..
Durum şudur.. Yarı çıplak kız ile oğlan asansörde sevişirken sizi rahatsız etmeyebilir. Ama beni ve o kapalı bayanı rahatsız eder..
Sizin asansörde olmanız beni rahatsız etmeyebilir ama o kadının düşünceleri geregi (düşüncelere her zaman saygı duyulmalı) rahatsız olabilir..
ama ben güzel ülkemde yeterki benim kadınım benden rahatsız olsunda..Yani o yarı çıplak kız ile erkek kişiden rahatsız olsunda binmesin o asansöre çünkü orada onlar sevişme işlemini yaparken utanmazlar ama en çok utanan bizler oluruz..
13
“Bu olay aslında bir çok Türk kadınında vardır.. Olması gerekir.Çünkü siz iyi biri olabilirsiniz fakat bunu dışarıdan kimse sezemez..”
sayın sivrisinek,
Ben bir erkek olarak asansöre bindiğimde yanımdaki kadın(erkek de olabilir) çantasından silah çıkartıp anlıma dayarsa gibi obsesif çelişkilere girmiyorum, sizlerinde(bayanların böyle olması gerektiğini savunanlar) girmemeniz toplum sağlımız açısından uygun olur.
ülkemizde zihniyet ayrımı, insanın bir bacağının ileri diğer bacağının ise geri gitmeye çalışması olarak kabul ediyorum. bazıları da ortada kalmıştır.
ya ileri gidin, bunları umursamayın, ya geri gidin korkularınız yüzünden evden çıkmayın, ne yaparsanız yapın fakat kesinlikle arada kalmayın.
14
Oda farklı bi psikoloji yaratir ama :)) Genede içinden geleni yap..
15
e tabi bir de kapalı bir bayanın ya da açık bir bayanın süleyman bey ile aynı asansöre binmek istememesi hemen atatürk’ün aydınlattıgı ışığın o kişinin evine girmemiş falan, arkadaşlar isteyen istedigi kişi ile asansöre biner bunu nasıl olupta atatürk’e getirdiniz maşallah diyorum.
16
Toplum yaşayışında olmazsa olmazlar vardır. Bunların en önemlisi karşılıklı güven, iş bölümü, ortak değerler ve örf ve ananelerdir.
Ben Anadolu kökenli bir ailenin çocuğu olarak büyüdüm. Anadolu’ya defalarca gittim. Çoğu yerde kadınlarla erkekler ayrı yaşar hatta konuşmazlar bile. Misafirliği gidersiniz ve sadece erkeklerle konuşursunuz. Kadınlar “yaşmak” denilen tülbentle ağızlarını örterler. Kimi yerlerde ise tarla bağda bile birlikte çalışırlar, folklorik oyunlarda birlikte el ele tutuşup halay çekerler, birlikte ürün toplarlar birlikte düğün yerinde türkü söylerler.
Bu yaşam şekillerini, açık kapalı olmayı yadırgamam, aile, dost çevremde de her iki türlü giyinen ve çeşitli yaşam şekilleri olan insanlar hep oldu. Böyle doğmuşlardır ve değişme şansı olmadıkça değişmeleri çok çok güçtür. Bir türlüsünün doğru olduğuna inanır ve yaşarlar.
En samimi arkadaşlarım arasında iki türlü giyimi seçen insanlar da var. İnsanlar arasında asla ayrım yapmayı sevmiyorum.
Ancak, belli grup insanların bakışlarında bunu görüyorum. Zaten anlattığım olay da bu acıyı naklediyor. Beni bir insan olarak değerlendirmeden yetiştirildiği kalıpta bakan bir kadın.
Şehirde yaşayan, çok katlı bir binada hayatını sürdüren, hayatın içinde aktif şekilde yer alan, yetkin olması gereken bir kadın.
Bu kadının burkadan farksız kıyafetini ben uydurmadım. Üstünde giydiği elbise buydu. Olayı da uydurmadım. Yaşadığım buydu.
Atatürk’ün ışık olduğu ise doğrudur. Eğer “mübareklik” söz konusuysa elleri öpülesi bir ışıktır. 19 Mayıs’ta parladığında hem Anadolu’yu, hem çeşitli mezhep, din ve etnik kökenden gelen Türk insanını aydınlatan güneştir.
Onları özgürlüğe ulaştıran bugün yazdığımız şu modern alfabeyi ve kadınla erkeğin bu toplumu birlikte sırtlanmasını iş dünyasında, eğitimde, hayatın her alanında görev bilinciyle paylaşmasının yolunu açan, kadınlara seçme seçilme hakkı tanıyan odur. “Onun ışığı” ile kastettiğim bu hayatı böyle yaşayabilen kadınların ışığıdır.
Onun ışığı bazı yerlere ulaşmamışsa bu o kişilerin üzülmesi gerekendir. Ama sözüm kişilerin kıyafetine değildir.
Bu sakın yanlış anlaşılmasın. Kıyafetler değil. Kişilerin yetiştirilme şeklini eleştiriyorum.
Bir daha üstüne basarak dediğim gibi her kılık ve kıyafetten çok değerli insanlarla tanışma şerefine eriştim. İnsanları kıyafetleri ile değil zihinleri ile eleştiririm. Bunun dışında yazacağınız yorumlar sadece “yakıştırma” olur.
“Hiç tanımadığı bir insanı” potansiyel bir suçlu ilan eden bir zihniyeti - hangi kıyafeti giyerse giysin - sizlerin vicdanına bırakıyorum.
17
süleyman sönmezin yorumlarını dikkatle okudum bloğun yeni okuyucularındanım. bence bu asansör olayını bu kadar abartmanın gereği yoktur. ben kendimden örnek veriyim. tanıdık ya da tanımadık bir bayanla asansöre binmem. ben rahatsız olurum daracık asansörde bir bayanla binmekten. bu benim düşüncemde olan bişeydir. ha bayan ben bindikten sonra gelirsede başımı öne eğerim. üniversite öğrencisiyim ve bu benim Atatürk ışığından mahrum olmam demek değildir.
diğer bir arkadaşımız yarı çıplak bayanlardan bahsetmiş. ben her ikisinede saygı duyarım başı kapalı yada açık yarı çıplak ya da giyinik farketmez ve bu durumun Atatürk ışığıyla hiç ama hiç alakası bulunmamaktadır. sonuçta giyim tarzı insanın düşüncesiyle alakalıdır. ve o düşüncelere saygı duymak bizim elimizdedir.
ha şöyle bişey daha var sayın süleyman sönmez’e de yapılan bence bayanın saygısızlığıdır. en azından binmek istemiyosa eğer süleyman beyle, bekleyebilir onun binip gitmesini ya da alternatif bir davranış sergiler. merdivenden çıkar başka bişey yapar.
saygılarımda yeni okuyucunuz.
18
Onun ışığı bazı yerlere ulaşmamışsa bu o kişilerin üzülmesi gerekendir. Ama sözüm kişilerin kıyafetine değildir.
Bu sakın yanlış anlaşılmasın. Kıyafetler değil. Kişilerin yetiştirilme şeklini eleştiriyorum.
Bu Çok anlamlıydı…
19
bende bi ara ego otobüs şoförlerine günaydın ya da iyi akşamlar diyordum şaşkın şaşkın bakıyorlardı. Sonra alıştılar ama artık büyüdüm yanlış anlaşılıyorum gayrı :P
20
Ya demek bizler, hiçbirimiz o “mübarek” ışığı alamamışız, maşallah bir tek siz tek başınıza ışığı almış yürümüşsünüz. Süleyman Bey, isterseniz bırakın da biraz da biz garibanlar, karanlıktakiler, hayatın anlamını çözememiş sefiller o ışıktan faydalanalım, ne dersiniz? Böyle tek başınıza sahiplenince bize pek bir şey kalmıyor da….
21
burada “atatürk kadını” sözü hiç geçmemiş sanırım.genelde kullanılır bu atatürk kadını, cumhuriyet çocugu kelimecikleri.ve nedense bu insanların kişisel tercihleri başkalarına dert oluyor.Gereksiz isminde yazan arkadaşa katılıyorum.
22
geçen antalya gezimde fark ettimki izmir dışındaki şehirlerde pek kullanılmıyor bu kelimeler. bir marketten çıkarken iyi günler dedim kadın cevap bile vermedi. izmirde asansöre tanımadığın insanlarla bindiğin zaman kesinlikle iyi akşamlar iyi günler falan filan denir.
23
@Alisko sanıyorum ankarada asansöre binmemişsin sen =)
24
Süleyman Bey’in dediği gibi toplumda örf ve ananeler olmazsa olmazdır. Yalnız burada üstünde durulması gereken konu tüm toplumlarda örf ve ananeler dinden beslenirler. Öyle ki Süleyman Bey hanımefendinin kıyafeti sadece gelenek olduğu için giydiğini zannediyor. Ancak şu doğru apaçık ortadadır ki kimse sırf gelenek olduğu için bir ömür o kıyafetle dolaşmaz. Nitekim sokaklarda tesettürlü hanımların yanında kendi kızlarının aydınlanmış(!) biçimde gezdiklerini de sıkça görebiliyoruz. Yani bu bir inanç meselesidir. Rica ediyorum böyle konularda “tiksinmeden önce” bir bilene “NEDEN?” diye sorun ki ruhunuzdaki sıkıntı büyümeden bertaraf edilsin. Ötekileştirmek hiçbir şeyi çözmez. Saygılar.
25
apartmanda yüzyüze gelmemek için bin türlü numaraya sarılan komşulara da aynı taktiği ben uyguluyorum. inadına gidip yanına merhaba nasılsınız çoluk çocuk nasıl falan diyorum. ne yoz insanlar var ya, adama selam veriyrosun yanından çekip gidiyor kaçıyor.
26
benimde asansörde başıma kötü olaylar geldi artık merdivenleri tercih etyorum hem spor olyo:D
Yorum yapın